Metastatik Beyin Tümörleri

Metastatik Beyin Tümörleri

Vücudun başka bir organında yer alan kanserin beyine yayılmasına (sıçramasına) metastatik beyin tümörü denir. Beyin metastazları beynin en sık görülen tümörleridir. Beyin metastazı, sistemik bir kanserin en sık görülen komplikasyonlarından (istenmeyen etkilerinden) biri olup ciddi şekilde engelliliğe ve ölüme neden olmaktadır.

Ülkemizde her yıl yaklaşık 50000 kişiye beyin metastazı tanısı konulmaktadır, bu sayı tanı yöntemlerinin gelişmesi, kanser sıklığının fazlalaşması ile artmaktadır. Kanser tedavisinde kullanılan kemoterapi (ilaç tedavisi) yöntemlerinin gelişmesi ile kanser hastalarının yaşam süresi uzamıştır. Ancak bu ilaçlar beyni tümör yayılmasından korumakta zayıf kalmaktadır.

Risk grupları

Tüm sistemik kanser türleri beyine metastaz yapabilir. Ancak bazı kanser türlerinin beyine metastaz yapma eğilimi daha yüksektir. Melanomlar (cilt kanserleri), beyine metastaz yapma eğilimi en yüksek olan kanser türlerinden biridir. Bunun yanında akciğer, meme, böbrek ve kolon kanserleri beyine çok sık metastaz yaparlar.

Beyin metastazları yetişkinlerde çocuklara oranla çok daha fazla görülürken, kadın ve erkekler eşit oranda etkilenmektedir. Erkeklerde en sık beyin metastazı yapan kanser türü akciğer kanserleriyken, kadınlarda en sık meme kanseri beyin metastazı yapar.

Bulgular – şikâyetler

Kafaiçi basınç artışı:  Birçok hastada metastazın büyümesine bağlı olarak kafaiçi basınç artışı meydana gelir. Kafaiçi basınç artışı baş ağrısı, kusma ve bilinç bozukluklarına neden olur.

Baş ağrısı: Baş ağrısı beyin metastazı hastalarının en az yarısında başvuru şikâyetidir. Tanı ve tedavi süreci boyunca hastaların hemen hepsinde az ya da çok baş ağrısı yakınması ortaya çıkar.

Kusma: Baş ağrısına eşlik eden aralıklı kusmalar olabilir. Özellikle çocuk yaş grubunda, fışkırır tarzda olan kusmalar beyin metastazlarının bulgusu olabilir.

Bilinç bulanıklığı: Beyin metastazı olan hastalarda bilinçte hafif düzeyden ileri düzeye kadar değişen ciddiyette bulanıklar olabilir.

Nöbet (epilepsi – sara krizi): Beyin tümörü hastalarının yaklaşık %35’inde en az bir defa nöbet geçirme söz konusu olur. 45 yaşın üzerindeki hastalarda daha genç yaş grubuna göre nöbet riski daha fazladır.

Diğer nörolojik bulgular: Baş ağrısı, bilinç düzeyinde değişiklikler ve nöbet gibi genel bulguların dışında, tümörün yerleşim yerine özel nörolojik bulgular da ortaya çıkabilir. Kuvvet kayıpları, konuşma bozuklukları, his kayıpları ve görme kaybı gibi bulgular beyin tümörlerinin yerleşim yerlerine bağlı ortaya çıkarabileceği bazı bulgulardır.

Radyolojik Tanı

Bilgisayarlı tomografi (BT): Beyin tümörüne bağlı olduğu düşünülen bulgular ile hekime başvuran hastalara genellikle ilk istenilen tetkik kontrastlı (ilaçlı) ya da kontrastsız (ilaçsız) tomografidir. Görüntü detayı manyetik rezonans görüntüleme (MR) kadar yüksek olmasa da beyin tümörü tanısı için hekimin fikir sahibi olmasını sağlar.

Manyetik rezonans görüntüleme (MR): MR ile beynin ve beyinde yerleşim gösteren tümörlerin çok detaylı görüntüsü ortaya konulmaktadır. Özellikle damardan kontrast madde verilerek (ilaçlı MR) çekilen MR görüntülemesinde, tümörün yerleşim yeri, boyutu, karakteristik özellikleri ve beyin üzerindeki bası etkisi detaylı şekilde ortaya konur. Beyin tümörü tanısı koymak için kullanılan tetkikler arasında MR altın standart görüntüleme yöntemidir.

Ayrıca metastazdan şüphelendiği durumlarda, onkoloji hekimi ya da beyin cerrahınız vücudun diğer bölgelerinde yerleşmiş tümörleri ortaya koymak adına akciğer, karın, leğen kemiği ve/veya tüm vücut görüntülemeleriyle pozitron emisyon tomografisi (PET) çekimlerini isteyebilir.

Tedavi

Beyin metastazlarının tedavi seçenekleri, tümörün tipi, boyutu, ilk kanserin yeri ve yayılımı, evresi, hastanın genel sağlık durumu ve diğer tıbbi hastalıkların varlığına göre değişir. Tedavinin amacı, doku tanısı koymak, bulgu ve şikâyetleri kontrol altına almak, nörolojik fonksiyonu korumak ve iyileştirmek ile beyin tümörünü ve eşlik eden kanserli organları kontrol altına almaktır.

Doku tanısı kanser hastalığının tanı ve tedavi sürecinin en önemli aşamasıdır. Ana kanser odağından alınacak bir biyopsi ile doku tanısı koymak mümkün iken, bu tanı beyin tümöründen alınarak da konulabilir. Çok büyük boyutlardaki kitlelerde biyopsiden daha ön planda kitlenin tamamen çıkartılması önerilir.

Doku tanısı konulduktan sonra, hastanın kanser evrelemesi de yapıldıktan sonra, cerrahi branşlar, radyologlar, medikal onkoloji ve radyasyon onkolojisi uzmanlarından oluşan bir grup tarafından tedavi rejimleri tartışılır ve hastaya en uygun tedavi yöntemi belirlenir. Bu tedavi seçenekleri arasında, cerrahi çıkarım, kemoterapi (ilaç tedavisi) ve kemoterapi-dışı ilaç tedavileri ile radyoterapi (ışın tedavisi) bulunur.

Kemoterapi-dışı ilaç tedavilerinin arasında ağrı kesiciler, nöbet engelleyici (antiepileptik) ilaçlar ve beyin ödemini azaltmaya yönelik ilaçlar bulunur. Kanser hücrelerini öldürmeye yönelik olan ilaçlara kemoterapi ilaçları denilmektedir. Kemoterapi ile sadece beyin değil, tüm vücuttaki kanser hücreleri hedef alınmaktadır.

Cerrahi ile tümörün çıkartılması, beyin metastazlarının tedavisinde önemli bir yer teşkil etmektedir. Teknolojik gelişmelerin ışığında, ameliyathanede kullanılan nöronavigasyon cihazları, yüksek teknolojik cerrahi mikroskoplar, intraoperatif MR ve USG ile tümör boyama yöntemleri (florosein gibi) sayesinde tümör komşu olduğu beyin dokusuna zarar verilmeden çıkarılabilmektedir. Tümörün ameliyat ile çıkartılması sadece doku tanısı konulmasını sağlamaz aynı zamanda tümörün çıkartılarak kanserli hücre yükünün azalmasını sağlar. Ameliyat ile beyin metastazının çıkartılması, kemoterapi ilaçların çok etkin olmadığı beyin dokusunu tümörsüz hale getirerek sistemik kanserin kontrolünü daha kolay kılar. Uygun hastalarda ameliyat ile metastazın çıkartılması, bulguların azalmasına ve beyin üzerine olan tümör baskısının ortadan kaldırılmasına yarar.

Radyoterapi (ışın tedavisi), beyin metastazlarının tedavisin önemli bir parçasıdır. Tüm beyin ışınlaması şeklinde verilebileceği gibi, bölünmüş dozlarda ya da odaklanmış tek yüksek doz (GamaKnife) şeklinde de verilebilir. Ameliyat sonrası, tümörün çıkarıldığı bölgede kalması olası hücreleri öldürmek için de kullanılır. Özellikle çoklu sayıda metastazı olan, cerrahi çıkarımı mümkün olmayan, genel durumu cerrahi tedaviyi ya da kemotrapiyi kaldıramayacak durumda olan hastalar için radyoterapi uygulaması iyi bir seçenektir.

Hastalığın seyri – sağ kalım

Beyin metastazı olan hastaların birçoğunda sistemik kanser kontrolden çıkmış ve vücuda yayılmış durumdadır. Beyin metastazlarının sağ kalımı özellikle sistemik kanserin yaygınlığına ve kontrol altında olup olmadığına bağlıdır. Sistemik kanserin ve ilk tümör odağının kontrol altında olmadığı durumlarda yaşam beklentisi oldukça düşüktür. Sistemik kanserin durumunun dışında, hastanın nörolojik durumu, ilk tanıyla metastaz tanısı konulması arasında geçen sürenin kısalığı, ilk tümörün tipi, beyin metastazının boyutu ve yerleşim yeri hastanın sağ kalımını ve hastalığın seyrini etkileyen etkenlerdir. Hastalığın tedavisinde ve sağ kalımı arttırmada, beyin cerrahı, radyasyon onkoloğu ve tıbbi onkoloğun eş güdümlü çalışması çok önemlidir.

Daha detaylı bilgi için kliniğimize başvurabilirsiniz.